Demirci : 3°C
Dil Seçiniz : TR EN

2019 TEMMUZ AYINDAKİ EKONOMİK GELİŞMELER VE ÖZET RAPORLAR

Tüm Haberler

 

TÜRKİYE EKONOMİSİ ve MANİSA İLE İLGİLİ ÖZET RAPORLAR

 

  Ülkemiz ve Manisa ile ilgili Haziran-Temmuz2019tarihine kadar gerçekleşen ekonomik gelişmeler ile ilgili özet rapordur. Bu rapor TEPAV tarafından sunulan ve ilgili kurumların sundukları raporlardan oluşturulmuştur.

 

 

Prof.Dr. Hüseyin AKTAŞ    

Prof.Dr. Mahmut KARĞIN

Manisa TOBB Akademik Danışmanları

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Özetin Özeti (Haziran-Temmuz 2019):

1.Enflasyon oranı %15,72. Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık %0,03 arttı. TÜFE'de (2003=100) 2019 yılı Haziran ayında bir önceki aya göre %0,03, bir önceki yılın Aralık ayına göre %5,01, bir önceki yılın aynı ayına göre %15,72 ve on iki aylık ortalamalara göre %19,88 artış gerçekleşti.

 

2. İşsizlik Oranı yüzde 13 civarında: 2019’un Nisan ayında Türkiye’deki toplam işsiz sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre 1 milyon 116 bin kişi artarak 4 milyon 202 bin kişi oldu. Genç nüfusta işsizlik oranı ise 6,3 puan artarak yüzde 23,2’ye yükseldi.

3. Kısa Vadeli Dış Borç Stoku:kısa vadeli dış borç stoku 2019 yılı Mayıs ayı itibarıyla 2018 yılsonuna göre 3,8 milyar ABD doları artmış ve yaklaşık 120,4 milyar ABD doları olarak gerçekleşmiştir.

4. Özel Sektörün Dış Borcunda 8,3 milyar dolarlık bir azalma var::2019 yılı Mayıs ayı itibarıyla özel sektörün yurt dışından sağladığı uzun vadeli kredi borcu 2018 yılsonuna göre %2,4 (~5 milyar dolar) azalarak yaklaşık 204,5 milyar ABD doları olmuştur. Aynı dönemde kısa vadeli kredi borcu ise %21,8’lik bir düşüşle 12 milyar ABD doları seviyesine gerilemiştir.

5. İnşaat Sektörü Güven Endeksi: 2019 yılı Haziran ayında 50,4 olan mevsim etkilerinden arındırılmış inşaat sektörü güven endeksi, 2019 yılı Temmuz ayında 2,0 puan artarak 52,4 değerine yükselmiştir. Bir önceki yılın aynı dönemine göre ise 77,1 puan olan inşaat sektörü güven endeksi 24,8 puan azalarak yüzde 32,1 oranında düşmüştür.

6. Temmuz ayı Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE):Temmuz ayında Reel Kesim Güven Endeksi bir önceki aya göre yüzde 4,1 oranında azalmıştır.

7. Sanayi Üretim Endeksi:Mayıs ayında Türkiye (TR) Geneli Sanayi Üretim Endeksi bir önceki aya (Nisan 2019) göre yüzde 1,3 artış göstermiştir. Mayıs (2019) ayındaki artışta bir önceki aya göre madencilik ve taşocakçılığı sektöründeki yüzde 5,2’lik, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektöründeki yüzde 2,9’luk ve imalat sektöründeki yüzde 1’lik artış etkili olmuştur.

8. Tüketici Güven Endeksi: Bir önceki aya göre düşüş sergilemiştir.2019 Haziran ayında 57,6 olan Tüketici Güven Endeksi, 2019 Temmuz ayında 1,1 puan azalarak 56,5 seviyesine gerilemiştir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

1.Haziran 2019 Tüketici Fiyat Endeksi’ne (TÜFE) ilişkin veriler Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 3 Temmuz 2019 tarihinde yayımlandı.

Tüketici Fiyat Endeksi, Haziran 2019. Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık %0,03 arttı.

TÜFE'de (2003=100) 2019 yılı Haziran ayında bir önceki aya göre %0,03, bir önceki yılın Aralık ayına göre %5,01, bir önceki yılın aynı ayına göre %15,72 ve on iki aylık ortalamalara göre %19,88 artış gerçekleşti.

Aylık en yüksek artış %2,65 ile lokanta ve oteller grubunda oldu

Ana harcama grupları itibarıyla 2019 yılı Haziran ayında endekste yer alan gruplardan, çeşitli mal ve hizmetlerde %1,86, eğitimde %1,50, sağlık ve ev eşyasında %0,57 artış gerçekleşti.

Aylık en fazla düşüş gösteren grup %1,65 ile gıda ve alkolsüz içecekler oldu

Ana harcama grupları itibarıyla 2019 yılı Haziran ayında endekste yer alan gruplardan giyim ve ayakkabıda %1,57 ve eğlence ve kültürde %0,04 düşüş gerçekleşti.

Yıllık en fazla artış %26,88 ile çeşitli mal ve hizmetler grubunda gerçekleşti

TÜFE'de, bir önceki yılın aynı ayına göre ev eşyası %22,51, lokanta ve oteller %20,84, alkollü içecekler ve tütün %19,24 ve gıda ve alkolsüz içecekler %19,20 ile artışın yüksek olduğu diğer ana harcama gruplarıdır.

Özel kapsamlı TÜFE göstergesi (B) aylık %1,19 arttı

İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE'de 2019 yılı Haziran ayında bir önceki aya göre %1,19, bir önceki yılın Aralık ayına göre %4,59, bir önceki yılın aynı ayına göre %16,28 ve on iki aylık ortalamalara göre %18,89 artış gerçekleşti.

Haziran 2019'da endekste kapsanan 418 maddeden; 51 maddenin ortalama fiyatlarında değişim olmazken, 264 maddenin ortalama fiyatlarında artış, 103 maddenin ortalama fiyatlarında ise düşüş gerçekleşti.

Tüketici fiyat endeksi, Haziran 2019
[2003=100]




 

 

2. 2019 Nisan ayı Hanehalkı İşgücü İstatistikleri, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından 16 Temmuz 2019 tarihinde açıklandı:

2019’un Nisan ayında Türkiye’deki toplam işsiz sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre 1 milyon 116 bin kişi artarak 4 milyon 202 bin kişi oldu. Böylece işsizlik oranı 3,4, tarım dışı işsizlik oranı ise 3,6 puan artış göstererek sırasıyla yüzde 13 ve yüzde 15 olarak gerçekleşti. Genç nüfusta işsizlik oranı ise 6,3 puan artarak yüzde 23,2’ye yükseldi.

Nisan 2019’da Türkiye genelinde 15 yaş ve üstü bireylerde istihdam edilen kişi sayısı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 810 bin kişi azalış göstererek 28 milyon 199 bin kişi oldu.

Grafik 1.Türkiye’de 15 yaş ve üzerinde istihdam edilen kişi sayısı ve 15 yaş ve üzerinde toplam işgücü, Nisan 2018 - Nisan 2019 Kaynak: TÜİK

Nisan 2019’da, 15 yaş ve üzeri bireylerde işgücüne dâhil olmayan kadınların sayısı 2018 yılının aynı dönemine göre 148 bin kişi azalarak 20,3 milyon olurken, işgücüne dâhil olmayan erkeklerin sayısı da 8,6 milyon olarak gerçekleşti. Toplamda iş gücüne dâhil olmayanlar ise bir önceki yılın aynı dönemine göre 436 bin kişi artarak 28,9 milyon kişiye yükseldi. Tarım istihdamı 5 milyon, tarım dışı istihdam ise 23,2 milyon kişi olarak gerçekleşti.

Grafik 2.Mevsim etkilerinden arındırılmamış yıllık temel işgücü göstergeleri,  15 ve daha yukarı yaştakiler, milyon kişi, Nisan 2019 Kaynak: TÜİK

Kadınlarda işgücüne katılma oranı bir yıl önceki yılın aynı dönemine göre 0,5 puanlık bir artışla yüzde 34,5’e ulaşırken erkeklerde ise 71,8 olarak gerçekleşti. 2019 Nisan’da toplamda işgücüne katılım oranı yüzde 52,9 oldu. Türkiye mevsim etkilerinden arındırılmış işsiz sayısı önceki döneme göre 7 bin kişi artarak 4 milyon 487 bin kişiye ulaştı. İşsizlik oranı toplamda yüzde 13 kadınlarda yüzde 15,2; erkeklerde ise yüzde 11,9 olarak gerçekleşti.

Grafik 3. Mevsim etkilerinden arındırılmamış yıllık temel işgücü göstergeleri, 15 ve daha yukarı yaştakiler, yüzde, Nisan 2019 Kaynak: TÜİK

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

3. Kısa vadeli dış borçlara ilişkin 2019 Mayıs ayı verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından 18 Temmuz 2019 tarihinde yayımlandı

Kısa vadeli dış borçlar, temel olarak bankaların aylık döviz vaziyeti stokları, özel sektörün yurt dışından sağladığı kredilerin izlendiği veri tabanı, ticari kredilere ilişkin Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ithalat verileri ve Merkez Bankası aylık döviz vaziyeti kaynaklarından derlenmektedir.

Buna göre, kısa vadeli dış borç stoku 2019 yılı Mayıs ayı itibarıyla 2018 yılsonuna göre 3,8 milyar ABD doları artmış ve yaklaşık 120,4 milyar ABD doları olarak gerçekleşmiştir (Şekil 1). Aynı dönemde bankalar kaynaklı kısa vadeli dış borç stoku 1,3 milyar ABD doları azalarak 55,8 milyar ABD dolarına gerilerken, diğer sektörler kaynaklı kısa vadeli dış borç stoku 5,6 milyar ABD doları artarak 59,1 milyar ABD dolarına yükselmiştir.

Şekil 1: Kısa Vadeli Dış Borç Stoku (1990:Q1- Mayıs 2019, Milyon ABD Doları)

 

Kaynak: TCMB

Kısa vadeli dış borç stokunun %46,4’ü bankalar kaynaklı borçlardan oluşmaktadır. Bankalar kaynaklı borçların %18’ini ise krediler oluşturmaktadır. Bankaların yurt dışından kullandıkları kısa vadeli krediler 2019 yılı Mayıs ayı itibarıyla yaklaşık 10 milyar ABD doları olarak gerçekleşmiştir. Bu rakam, kısa vadeli kredilerde 2018 yılsonuna göre %8,8’lik bir düşüş yaşandığı anlamına gelmektedir. Aynı dönemde yurt dışı yerleşiklerin döviz tevdiat hesabı %3,4 oranında artarken, banka mevduatları %1,6 oranında, TL cinsinden mevduatları %5,3 oranında azalmıştır (Tablo 1).

Diğer sektörlerin yurt dışından sağladığı kısa vadeli borçlar ise 2018 yılsonuna göre %10,5 oranında artarak 59,1 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşmiştir.

Tablo 1: Kısa Vadeli Dış Borç Stoku (2017:Q1- Mayıs 2019, Milyon ABD Doları)

 

Kaynak: TCMB

Kısa vadeli dış borç stokunun borçlu bazında dağılımı incelendiğinde, tamamı kamu bankalarından oluşan kamu sektörünün borcunun 2019 Mayıs ayı itibarıyla, 2018 yılsonuna göre %3,5 oranında arttığı ve 23,3 milyar ABD dolarına yükseldiği görülmektedir. Kısa vadeli dış borç stokunun %76,2’sini oluşturan özel sektörün kısa vadeli dış borç stoku ise 2019 yılı Mayıs ayında, 2018 yılsonuna göre %4 oranında artmış ve 91,7 milyar ABD doları seviyesine yükselmiştir.

Alacaklı bazında dağılım incelendiğinde ise özel kredi alacaklıların %37,2’sini oluşturan parasal kuruluşlara olan kısa vadeli borçların 2019 yılı Mayıs ayı itibarıyla, bir önceki yılsonuna göre %8,3 oranında azaldığı ve 44,4 milyar ABD dolarına gerilediği görülmektedir. Aynı dönemde parasal olmayan kuruluşlara olan kısa vadeli borçlar ise %11 oranında artmış ve 75 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşmiştir. 2019 Mayıs ayı itibarıyla 35 milyon ABD doları olan tahvil ihraçlarının 2018 yılsonuna göre %64,6 oranında azaldığı görülmektedir.

Kısa vadeli dış borç stokunun 2005 – Mayıs 2019 dönemindeki döviz kompozisyonu incelendiğinde, 2005 yılına kıyasla yaklaşık yüzde 7,4 puan azalmakla birlikte, ABD dolarının payının, euro ve diğer dövizlere göre daha yüksek olduğu görülmüştür. 2019 yılı Mayıs ayı itibarıyla, kısa vadeli dış borç stokunun %52,3’ü ABD doları, %29,9’u Euro, %12,9’u TL ve %4,9’u da diğer döviz cinslerinden oluşmaktadır (Şekil 2).

Şekil 2: Kısa Vadeli Dış Borç Stokunun Döviz Kompozisyonu, % (2005 – Mayıs 2019)

 

Kaynak: TCMB

Son olarak kısa vadeli dış borç stokunu kalan vadeye göre değerlendirmek gerekirse 2019 yılı Mayıs ayı itibarıyla, orijinal vadesine bakılmaksızın vadesine 1 yıl veya daha az kalmış kısa vadeli dış borç stokunun 175,9 milyar ABD doları olduğu görülmektedir. Söz konusu stokun yaklaşık %32,8’i özel bankaların borçlarından oluşmaktadır. 19,1 milyar ABD dolarlık kısmı ise Türkiye’de yerleşik bankaların ve özel sektörün, yurt dışı şubeleri ile iştiraklere olan borçlarından oluşmaktadır. Kalan vadeye göre dış borç stoku borçlu bazında ele alındığında, özel sektörün %78,6’lık oran ile en büyük paya sahip olduğu tespit edilmiştir. Kamu sektörü ve Merkez Bankası’nın payları ise sırasıyla, %18,3 ve %3,1’dir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

4. Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin Mayıs 2019 verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından 17 Temmuz 2019 tarihinde yayımlandı.

Söz konusu veriler, özel sektörün yurt dışından sağladığı kısa ve uzun vadeli kredilerin borçlu ve alacaklı bilgileri, döviz cinsi, kullanım, anapara/faiz ödemeleri ve ödeme planları şeklindeki kredi ayrıntıları, işlemlere aracılık eden bankalar tarafından TCMB’ye işlem bazında gönderilen bildirim formlarından derlenmektedir.

Buna göre, 2019 yılı Mayıs ayı itibarıyla özel sektörün yurt dışından sağladığı uzun vadeli kredi borcu 2018 yılsonuna göre %2,4 (~5 milyar dolar) azalarak yaklaşık 204,5 milyar ABD doları olmuştur. Aynı dönemde kısa vadeli kredi borcu ise %21,8’lik bir düşüşle 12 milyar ABD doları seviyesine gerilemiştir. Böylelikle toplam kredi borcu yaklaşık 8,3 milyar ABD doları azalarak 216,5 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşmiştir (Şekil 1).

Şekil 1: Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcu (2004 –Mayıs 2019)

 

Kaynak: TCMB

Özel sektörün yurt dışından sağladığı uzun vadeli kredi borcunun borçluya göre dağılımı incelendiğinde, finansal kesimin kredi borcunun (%48,1), finansal olmayan kesimin kredi borcundan (%51,9) daha az olduğu görülmektedir. Bununla birlikte 2014 yılından 2017 yılsonuna kadar uzun vadeli krediler içinde finansal kesimin payının, finansal olmayan kesimin payından daha yüksek bir seviyede olduğu görülmekteydi. Büyük çoğunluğunu bankaların oluşturduğu finansal kesimin uzun vadeli kredi borcu, 2018 yılsonuna göre 4,4 milyar ABD doları azalarak 98,3 milyar ABD doları seviyesine gerilemiştir. Finansal olmayan kuruluşların borcu ise 2018 yılsonuna göre 559 milyon ABD doları azalmış ve 106,2 milyar ABD doları olmuştur (Tablo 1).

Alacaklıya göre dağılım verileri, tahvil alacaklıları hariç toplam kredi borcunun büyük ölçüde özel alacaklılara olan borçlardan oluştuğunu göstermektedir (%84,6). Özel alacaklıların uzun vadeli kredi borcu 2019 yılı Mayıs ayı itibariyle, 2018 yılsonuna göre 8 milyar ABD doları azalarak 137,4 milyar ABD doları seviyesine gerilemiş ve böylelikle toplam uzun vadeli kredilerdeki payı %67,2 olmuştur. Tahvil hariç toplam kredi borcunun %15,4’ünü oluşturan resmi alacaklar ise 24,9 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşmiştir (Tablo 1).

 

 

Tablo 1: Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Uzun Vadeli Kredi Borcu (borçlu ve alacaklıya göre dağılım)

 

Kaynak: TCMB

Özel sektörün yurt dışından sağladığı kısa vadeli kredi borcunun borçluya göre dağılımı incelendiğinde, borcun tamamına yakınının finansal kesime ait olduğu görülmektedir. Finansal kuruluşların kredi borcunun toplam kısa vadeli borçlar içindeki payı %72,5 iken finansal olmayan kesimin payı %27,5’tir.

Kısa vadeli kredi borcu içinde finansal kuruluşların borcu 2019 yılı Mayıs ayı itibarıyla, 2018 yılsonuna göre 2,7 milyar ABD doları azalarak 8,7 milyar ABD dolarına gerilemiş, finansal olmayan kuruluşların borcu 637,8 milyon ABD doları azalmış ve yaklaşık 3,3 milyar ABD doları olarak gerçekleşmiştir.

Alacaklıya göre dağılım incelendiğinde ise kısa vadeli toplam kredi borcunun (tahvil alacaklıları hariç) neredeyse tamamının özel alacaklılara olan borçlar olduğu (%94,6), bunun da büyük ölçüde yabancı ticari bankalara olan borçlardan oluştuğu görülmektedir. Yabancı ticari bankalara olan borçlar, 2019 yılı Mayıs ayı sonunda, 2018 yılsonuna göre 2,5 milyar ABD doları azalmış ve 9 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşmiştir (Tablo 2).

 

 

 

 

 

 

 

 

Tablo 2: Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kısa Vadeli Kredi Borcu (borçlu ve alacaklıya göre dağılım)

 

 

Kaynak: TCMB

Bunların yanı sıra uzun vadeli kredi borcunun döviz kompozisyonuna bakıldığında, özel sektörün yurt dışından ağırlıklı olarak ABD doları cinsinden borçlandığı görülmektedir. ABD doları cinsinden borçların, toplam kredi borçları içindeki payı 2018 yılsonuna göre 1,4 yüzde puan artmış ve 2019 yılı Mayıs ayı itibarıyla %60,9 olmuştur. Bunun ardından sırasıyla, %33,9 ile Euro, %3,8 ile Türk Lirası ve %1,4 ile diğer dövizler gelmektedir (Şekil 2).

Kısa vadeli kredi borcunun döviz kompozisyonuna bakıldığında da ağırlığın ABD doları cinsinden kredilerde olduğu görülmektedir. ABD doları cinsinden borçların, toplam kısa vadeli kredi borçları içindeki payı 2018 yılsonuna göre 5 yüzde puan artarak 2019 yılı Mayıs ayı itibarıyla %48,4 olmuştur. Bunun ardından sırasıyla, %33,4 ile Euro, %18 ile Türk Lirası ve %0,2 ile de diğer dövizler gelmektedir (Şekil 2).

Şekil 2: Özel Sektörün Yurt Dışından Borçlandığı Kredilerin Döviz Kompozisyonu (Mayıs 2019, yüzde dağılım)

 

Kaynak: TCMB

2019 yılı Mayıs ayı itibarıyla özel sektörün uzun vadeli finansal olmayan kredi borcunun %63,5’i hizmetler, %36’sı sanayi ve %0,5’i de tarım sektörü tarafından kullanılmıştır. 2000’li yılların başlarından 2007 yılına kadar kredi borcunda sanayi sektörü öne çıkarken, 2007 yılından itibaren hizmetler sektörünün uzun vadeli borçlanmadaki payı artmaya başlamıştır (Şekil 3a).

Kısa vadeli finansal olmayan kredi borcunun sektörel dağılımına bakıldığında sanayi sektörünün payını 2018 yılsonuna göre payını 3,4 yüzde puan arttığı görülmektedir. Sanayi sektörü tarafından kullanılan kredilerin, kısa vadeli finansal olmayan krediler içindeki payı 2019 yılı Mayıs ayı itibarıyla %72,8 olarak gerçekleşmiştir. Hizmetler ve tarım sektörlerinin payları ise sırasıyla, %26,5 ve %0,7’dir (Şekil 3b).

Şekil 3a: Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Uzun Vadeli Kredi Borcunun Sektör Dağılımı (2004- Mayıs 2019; yüzde)

 

Şekil 3b: Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kısa Vadeli Kredi Borcunun Sektör Dağılımı (2004- Mayıs 2019, yüzde)

 

Kaynak: TCMB

Son olarak özel sektörün yurt dışından sağladığı kredi borcu 2019 yılı Mayıs ayı itibarıyla kalan vadeye göre incelendiğinde, 1 yıl içinde toplam 58,6 milyar ABD doları kadar anapara geri ödemesi gerçekleştirileceği görülmektedir.

 

 

Şekil 4: Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kalan Vadesi 1 Yıla Kadar Olan Toplam Kredi Borcunun Aylara Göre Dağılımı (Ticari krediler hariç) (Milyar ABD Doları)

 

 

Kaynak: TCMB

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

5. Temmuz ayı inşaat ve hizmet sektörü güven endeksleri TÜİK tarafından 25 Temmuz 2019 tarihinde yayımlandı.

İnşaat sektörü güven endeksi

2019 yılı Haziran ayında 50,4 olan mevsim etkilerinden arındırılmış inşaat sektörü güven endeksi, 2019 yılı Temmuz ayında 2,0 puan artarak 52,4 değerine yükselmiştir. Bir önceki yılın aynı dönemine göre ise 77,1 puan olan inşaat sektörü güven endeksi 24,8 puan azalarak yüzde 32,1 oranında düşmüştür.

Mevsimlikten arındırılmamış inşaat sektörü güven endeksine bakıldığında ise 2019 yılı Temmuz ayında bir önceki aya göre 0,8 puan artarak 55,1 puana yükseldiği görülmektedir. 2018 Temmuz ayı verilerine göre incelendiğinde ise, yüzde 30,2 oranında azaldığı gözlemlenmektedir.

Şekil 1: İnşaat Sektörü Güven Endeksi (Temmuz 2018 – Temmuz 2019)

 

Mevsimlikten arındırılmış inşaat sektörü güven endeksini oluşturan alt kalemlere bakıldığında, Haziran 2019’da 37,3 puan olan alınan siparişlerin mevcut düzeyinin, Temmuz 2019’da 1,4 puan arttığı ve 38,7 puan olduğu gözlemlenmektedir (Tablo 1). Gelecek 3 aylık dönem için toplam çalışan sayısı beklentisi ise, Haziran 2019’da 63,6 puan iken, Temmuz 2019’da yüzde 3,8 oranında artarak 66,0 puan olmuştur.

Tablo 1: İnşaat Sektörü Güven Endeksi Bileşenleri (Haziran 2019 – Temmuz 2019)

 

Endeks

 

Haz.19

Tem.19

İnşaat Sektörü Güven Endeksi

50,4

52,4

Alınan kayıtlı siparişlerin mevcut düzeyi

37,3

38,7

Toplam çalışan sayısı beklentisi (gelecek 3 aylık dönemde)

63,6

66,0

Hizmet sektörü güven endeksi

2019 Temmuz ayı mevsimlikten arındırılmış hizmet sektörü güven endeksi incelendiğinde (Şekil 2), 2018 yılı Temmuz ayına göre yüzde 9,1 oranında azalış gösterdiği (8,3 puan) ve 83,5 puana düştüğü göze çarpmaktadır. 2019 yılı Haziran ayına göre bakıldığında ise yüzde 2,2 oranında düştüğü (1,9 puan) görülmektedir.

Mevsimlikten arındırılmamış endeks ise, 2019 yılının Haziran ayına göre yüzde 2,2 oranında düşerek (2,0 puan) 91,3 olurken, 2018 yılı Temmuz ayına göre yüzde 6,4 oranında (6,2 puan) azalmıştır.

Şekil 2: Hizmet Sektörü Güven Endeksi (Temmuz 2018 – Temmuz 2019)

 

Mevsim etkilerinden arındırılmış hizmet sektörü güven endeksinin oluştuğu alt kalemler incelendiğinde (Tablo 2), Haziran 2019’da 81,6 puan olan iş durumunun, Temmuz 2019’da yüzde 2,9 oranında (2,4 puan) azalarak 79,2 puan olduğu görülmektedir. Hizmet sektörünün diğer bir alt kalemi olan hizmetlere olan talep Temmuz 2019’de bir önceki aya göre 1,3 puan azalmış ve 77,8 puan olmuştur. Haziran 2019’da 95,6 puan olan gelecek 3 aylık dönem için hizmetlere olan talep beklentisi ise, Temmuz 2019’da yüzde 2,2 azalmış ve 93,5 puan olmuştur.

Tablo 2: Hizmet sektörü güven endeksi alt bileşenleri (Haziran 2019 - Temmuz 2019)

 

Endeks

 

Haz. 19

Tem. 19

Hizmet Sektörü Güven Endeksi

85,4

83,5

İş Durumu (Son 3 aylık dönemde)

81,6

79,2

Hizmetlere olan talep (son 3 aylık dönemde)

79,1

77,8

Hizmetlere olan talep beklentisi (gelecek 3 aylık dönemde)

95,6

93,5

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

6. Temmuz ayı Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından 25 Temmuz 2019 tarihinde yayımlandı.

Temmuz ayında Reel Kesim Güven Endeksi (Şekil 1) bir önceki aya göre yüzde 4,1 oranında azalmıştır. Endeks bir önceki yılın aynı ayına göre ise yüzde 4,3 oranında azalmıştır. Mevsimlikten arındırılmış Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE-MA) ise bir önceki aya göre yüzde 3 oranında azalırken, bir önceki yılın aynı ayına göre de yüzde 4,8 oranında azalmıştır.

Şekil 1: Reel Sektör Güven Endeksi (Temmuz 2018- Temmuz 2019)

 

Endeksi oluşturan yayılma endeksleri incelendiğinde, Toplam sipariş miktarı (Mevcut durum), Mamul mal stok miktarı (Mevcut durum), Toplam sipariş miktarı (Son 3 ay), Sabit sermaye yatırım harcaması, İhracat sipariş miktarı (Gelecek 3 ay) endeksleri bir önceki aya göre düşüş gösterirken, Üretim hacmi (Gelecek 3 ay) ve Toplam istihdam (Gelecek 3 ay) endekslerinin artış gösterdiği görülmektedir.

 

Şekil 2: Üretim Hacmi, Toplam İstihdam ve İhracat Sipariş Miktarı (Temmuz 2018 – Temmuz 2019)

 

 

Temmuz ayı mevcut toplam sipariş miktarı endeksi Haziran ayına göre yüzde 11,4 oranında azalarak 73,4 puan seviyesinde gerçekleşmiştir. Geçen yılın Temmuz ayına göre ise endeks yüzde 18,3 oranında azalmıştır. Mevcut mamul stok miktarı Temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 2,8 oranında azalmış; gelecek üç ay için üretim hacmi ise yüzde 0,5 oranında yükseliş sergilemiştir. Toplam istihdam (Gelecek üç ay) yüzde 0,5 oranında yükselmiştir.

 

Toplam sipariş miktarı (son üç ay) endeksi bir önceki aya göre yüzde 15,6 oranında azalmış ve 96,3 puana gerilemiştir.

İhracat sipariş miktarı (gelecek üç ay) endeksi bir önceki aya göre yüzde 2,8 oranında düşüş göstermiştir. Aynı endeks 2018 yılı Temmuz ayına göre ise yüzde 0,5 oranında artmıştır.

2018 Temmuz ayında 110,7 puan olan sabit sermaye yatırım harcaması endeksi ise, Temmuz 2019’da yüzde 8,3 oranında azalarak 101,5 seviyesine gerilemiştir. Genel gidişat endeksi ise, Temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 0,3 azalmış; bir önceki yılın aynı ayına göre ise yüzde 7,9 oranında artış göstermiştir.

Tablo 1: Bileşenler Bazında Reel Kesim Güven Endeki (Haziran 2017, Haziran 2018, Haziran 2019)

REEL KESİM GÜVEN ENDEKSİ (RKGE)

       
 

2017

           2018                         2019

 

Temmuz

Temmuz

Temmuz

Reel KesimGüvenEndeksi

109,50

102,70

98,30

Toplamsiparişmiktarı (Mevcut durum)

100,40

89,80

73,40

Mamul mal stokmiktarı (Mevcut durum) (*)

99,10

94,70

95,60

Üretimhacmi (Gelecek 3 ay)

115,80

114,40

111,50

Toplamistihdam (Gelecek 3 ay)

112,90

111,10

105,60

Toplamsiparişmiktarı (Son 3 ay)

112,60

105,50

96,30

İhracatsiparişmiktarı (Gelecek 3 ay)

116,70

112,20

112,80

Sabitsermayeyatırımharcaması

113,30

110,70

101,50

Genelgidişat

105,10

83,30

89,90

(*) Mamul mal stok miktarı yayılma endeksi oluşturulurken ters kodlanmaktadır. Yayılma endeksinin artışı stok azalışına,

azalışı stok artışına işaret etmektedir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

7. Mayıs 2019 Sanayi Üretim Endeksi’ne ilişkin veriler Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 12 Temmuz 2019 tarihinde yayımlandı.

TÜİK tarafından aylık yayımlanan Sanayi Üretim Endeksi, Türkiye’deki sanayi kuruluşlarının toplam üretiminin zaman içindeki değişimi hakkında bilgi vermektedir.[1]

Şekil 1: Aylara göre sanayi üretim endeksi (mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış, 2015=100)

Mayıs ayında Türkiye (TR) Geneli Sanayi Üretim Endeksi bir önceki aya (Nisan 2019) göre yüzde 1,3 artış göstermiştir. Mayıs (2019) ayındaki artışta bir önceki aya göre madencilik ve taşocakçılığı sektöründeki yüzde 5,2’lik, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektöründeki yüzde 2,9’luk ve imalat sektöründeki yüzde 1’lik artış etkili olmuştur.

Ana sanayi gruplarına bakıldığında toplam sanayi endeksindeki artışta sermaye malı, enerji ve ara malı sektörlerinde yaşanan artışın etkisi olduğu görülmektedir (sırasıyla yüzde 6,5’lik, 2’lik ve 0,4’lük artışlar).

Teknoloji sınıflarına bakıldığında bir önceki aya göre yüksek teknolojili üretimde yüzde 25,5’lik ve orta yüksek teknolojili üretimde yüzde 2,9’luk artış olurken düşük teknolojili üretimde yüzde 1,7’lik ve orta düşük teknolojili üretimde yüzde 0,2’lik azalış olduğu görülmektedir.

Şekil 2: Yıllara göre Mayıs ayları itibariyle sanayi üretim endeksi (takvim etkisinden arındırılmış, 2015=100)

Endeks bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,3 oranında azalış göstermiştir. Mayıs(2019) ayında önceki yıla göre ana sanayi sektörleri itibariyle en yüksek azalış yüzde 2,5 ile madencilik ve taşocakçılığı sektöründe gerçekleşmiştir. Bu sektörü, yüzde 1,8 azalışla imalat sanayi sektörü takip etmiştir.  Elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektöründe ise yüzde 4,1 artış gözlenmiştir.

Ana sanayi gruplarına bakıldığında, ara malı imalatında yüzde 6,7’lik ve dayanıklı tüketim malı imalatında yüzde 2,1’lik azalış yaşanmıştır. Enerji imalatında yüzde 7,7’lik sermaye malı imalatında yüzde 3,4’lük ve dayanıksız tüketim malı imalatında yüzde 0,9’luk artış görülmüştür.

Bir önceki yılın aynı ayına göre değişime teknoloji sınıflarına göre bakıldığında en yüksek azalışın yüzde 7,6’lık azalışla orta düşük teknolojili üretimde olduğu görülmektedir. Orta düşük teknolojili üretimi yüzde 4,1’lik azalış ile orta yüksek teknolojili üretim ve yüzde 1,5’lik azalışla düşük teknolojili üretim takip etmiştir. Yüksek teknolojili üretimde ise yüzde 53,1’lik artış gerçekleşmiştir.

Tablo 1: Sanayi Üretim Endeksi Büyüme Oranları,  Mayıs 2019

Önceki Aya Göre (%)

Önceki Yıla Göre (%)

Ara Malı

0,4

-6,7

Dayanıklı Tüketim Malı

-0,5

-2,1

Dayanıksız Tüketim Malı

-0,7

                0,9

Enerji

2,0

 7,7

Sermaye Malı

6,5

 3,4

TOPLAM

1,3

-1,3

     

Tablo 2: Sanayi Üretim Endeksi Sektörel Büyüme Oranları, Mayıs 2019

Önceki Aya Göre (%)

Önceki Yıla Göre (%)

Madencilik ve Taşocakçılığı

5,2

-2,5

İmalat Sanayi

1,0

-1,8

Elektrik, Gaz, Buhar ve İklimlendirme Üretimi ve Dağıtımı

2,9

4,1

TOPLAM

                 1,3

-1,3

 

 

 

Tablo 3. Sanayi Üretim Endeksi Teknoloji Sınıflarına Göre Büyüme Oranları, Mayıs 2019

Önceki Aya Göre (%)

Önceki Yıla Göre (%)

Düşük Teknoloji

-1,7

-1,5

Orta Düşük Teknoloji

-0,2

-7,6

Orta Yüksek Teknoloji

                  2,9

                -4,1

Yüksek Teknoloji

25,5

53,1

TOPLAM

1,3

-1,3

 

 

 

 

 

 

 

8. Temmuz 2019 Tüketici Güven Endeksi’ne ilişkin veriler Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 23 Temmuz 2019 tarihinde yayımlandı.

TÜİK tarafından aylık yayımlanan Tüketici Güven Endeksi, tüketicilerin yakın gelecekte yapılması planlanan harcama ve tasarruflarına ilişkin eğilimleri hakkında bilgi vermektedir.

Tüketici Güven Endeksi bir önceki aya göre düşüş sergilemiştir.

2019 Haziran ayında 57,6 olan Tüketici Güven Endeksi, 2019 Temmuz ayında 1,1 puan azalarak 56,5 seviyesine gerilemiştir. Böylelikle, geçtiğimiz ay gösterdiği artışın ardından azalış eğilimi göstermiştir. Bir önceki yılın aynı dönemine göre ise 16,2 puan azalış göstermiştir.

Şekil 1: Tüketici Güven Endeksi (Ocak 2018-Temmuz 2019)

Tüketici Güven Endeksi alt kalemlerindeki değişime bir önceki aya göre bakıldığında, gelecek 12 ay için işsiz sayısındaki düşüş beklentisinin değişmediğini ve genel ekonomik durum beklentisinin (0,5 puan) azaldığını, bu beklentilerin yanı sıra hanenin maddi durum beklentisinin de (1,3 puan) azaldığı görülmektedir. (Tablo 1). Tasarruf etme ihtimali ise Haziran ayında 22 puan iken Temmuz ayında 20 puana gerilemiştir.

Tablo 1:Tüketici Güven Endeksi Alt Kalemleri

 

Endeks

Bir Önceki Aya Göre Değişim Oranı, %

 

Haziran’19

Temmuz’19

Haziran’19

Temmuz’19

Tüketici Güven Endeksi

57,6

56,5

4,3

-2,0

Hanenin maddi durum beklentisi

78,3

77,0

5,9

-1,7

Genel ekonomik durum beklentisi

73,9

73,4

5,4

-0,8

İşsiz sayısı beklentisi1

56,3

55,6

0,0

-1,3

Tasarruf etme ihtimali

22,0

20,0

6,1

-9,0

(1) İşsiz sayısı beklentisi endeksinin artması işsiz sayısı beklentisinde azalışı, azalması ise işsiz sayısı beklentisinde artışı göstermektedir.

 

 

[1] Bültende mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış veriler kullanılmaktadır.

Haber Resimleri