Demirci : 3°C
Dil Seçiniz : TR EN

2019 EKİM AYINDAKİ EKONOMİK GELİŞMELER VE ÖZET RAPORLAR

Tüm Haberler

 

  

 

 

 

 

 

 

TÜRKİYE EKONOMİSİ ve MANİSA İLE İLGİLİ ÖZET RAPORLAR

 

 

 

Prof.Dr. Hüseyin AKTAŞ    

Prof.Dr. Mahmut KARĞIN

Manisa TOBB Akademik Danışmanları

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Özetin Özeti (Ekim 2019):

1.Enflasyon oranı %8,55. Endeks, bir önceki yılın aynı ayına göre ise yüzde 8,55 oranında artış göstermiştir. Ekim (2019) ayında ana harcama grupları itibariyle en yüksek artış yüzde 11,70 ile giyim ve ayakkabı grubunda yaşanırken bunu yüzde 3,55 ile konut grubu takip etmektedir.

2. İşsizlik oranı3,1, tarım dışı işsizlik oranı ise 3,6 puan artış göstererek sırasıyla yüzde 13,9 ve yüzde 16,5 olarak gerçekleşti. Genç nüfusta işsizlik oranı ise 7,2 puan artarak yüzde 27,1’e yükseldi.

3. Reel Kesim Güven Endeksi: Ekim ayında Reel Kesim Güven Endeksi bir önceki aya göre yüzde 2,1oranında artmıştır. Endeks bir önceki yılın aynı ayına göre ise yüzde 15,2 oranında artmıştır.

4. Ağustos ayında Türkiye (TR) Geneli Sanayi Üretim Endeksibir önceki aya (Temmuz 2019) göre yüzde 2,8 düşüş göstermiştir.

5. İnşaat Sektörü Güven Endeksi:2019 yılı Eylül ayında 60,1 olan mevsim etkilerinden arındırılmış inşaat sektörü güven endeksi, 2019 yılı Ekim ayında 5,0 puan artarak 65,1 değerine yükselmiştir.

6. Kısa vadeli dış borç stoku2019 yılı Ağustos ayı itibarıyla 2018 yılsonuna göre 6,2 milyar ABD doları artmış ve yaklaşık 120,7 milyar ABD doları olarak gerçekleşmiştir.

7. 2019 yılı Ağustos ayı itibarıyla özel sektörün yurt dışından sağladığı uzun vadeli kredi borcu 2018 yılsonuna göre %6,1 (~12,8 milyar dolar) azalarak yaklaşık 196,6 milyar ABD doları olmuştur.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

1.Ekim 2019 Tüketici Fiyat Endeksi’ne (TÜFE) ilişkin veriler Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 4Kasım 2019 tarihinde yayımlandı.

TÜİK tarafından aylık yayımlanan TÜFE, kentlerde yaşayan hanelerin tükettiği mal ve hizmet fiyatlarının zaman içindeki ortalama değişim hakkında bilgi vermektedir.

2019 yılı Ekim ayında Türkiye geneli TÜFE endeksi (Tablo 1) bir önceki aya (Eylül 2019) göre yüzde 2,0 artarak 435,59 değerine yükselmiştir. Endeks, bir önceki yılın aynı ayına göre ise yüzde 8,55 oranında artış göstermiştir. Ekim (2019) ayında ana harcama grupları itibariyle en yüksek artış yüzde 11,70 ile giyim ve ayakkabı grubunda yaşanırken bunu yüzde 3,55 ile konut grubu takip etmektedir. Öte yandan en fazla düşüş yüzde 0,59 ile eğlence ve kültür grubunda yaşanmıştır.

Tablo 1’deki veriler ana harcama grupları ve genel endeksler ile bu endekslerin büyüme hızları (enflasyon) konusunda bilgi vermektedir. Ancak ana harcama gruplarının ortalama enflasyon oranına etkisi, bu grupların tüketici sepetindeki ağırlıklarına bağlı olacaktır. Ana harcama grup endekslerindeki yüzde artışlar bu harcama gruplarının tüketici sepeti içindeki payları ile çarpılarak ortalama (TÜFE temelli) enflasyona etkileri Tablo 2’de verilmiştir. Türkiye genelindeki ortalama fiyat artışına en büyük etki (0,84) giyim ve ayakkabı grubundan gelmektedir. Bunu 0,53 ile konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar grubu takip etmektedir. Öte yandan eğlence ve kültür (0,02) grubunun etkisi negatif olarak gerçekleşmektedir.

Tablo 1: Ana-Harcama Gruplarına Göre Tüketici Fiyat Endeksi ve Değişim Oranları


*Bir önceki yılın aynı ayına göre enflasyon değişimi
**Bir önceki aya göre enflasyon değişimi

Tablo 2:Ana-Harcama Gruplarının Genel Endeksteki Aylık Değişime Olan Etkisi (%), Ekim 2019             

 

 

TÜİK tarafından hesaplanan özel kapsamlı TÜFE göstergelerinden işlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE endeksi bir önceki aya göre yüzde 1,58 oranında artarak 386,49 değerini almıştır. Endeks son 12 ayda ortalama olarak yüzde 16,09 oranında artmıştır. İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç (özel kapsamlı) endeksin bir önceki yılın aynı ayına göre artış oranı ise yüzde 7,64 olarak gerçekleşmiştir.

Şekil 1: 2008-2018 zaman aralığında enflasyon değişim                                         

 

Şekil 2: Bir önceki aya göre (aylık) 12 aylık enflasyon verileri

 

 

Tablo 3:Ana-Harcama Gruplarına Göre Tüketici Fiyat Endeksi ve Değişim Oranları (%), Bölgelere Göre, Ekim 2019

 

No

Ana HarcamaGrupları

TR71

TRB1

TR33

TRC3

TR83

TR21

TR90

Kırıkkale

Malatya

Manisa

Mardin

Samsun

Tekirdağ

Trabzon

Alt Bölgesi

Alt Bölgesi

Alt Bölgesi

Alt Bölgesi

Alt Bölgesi

Alt Bölgesi

Alt Bölgesi

1

(Gıda VeAlkolsüzİçecekler)

1,31

1,50

1,80

1,37

1,98

2,09

0,57

2

(AlkollüİçeceklerVeTütün)

0,00

0,00

0,00

0,00

0,00

0,00

0,01

3

(GiyimVeAyakkabı)

12,73

14,36

7,99

16,86

11,82

14,71

13,51

4

(Konut, Su, Elektrik, GazVeDiğerYakıtlar)

3,16

3,48

3,33

6,60

3,86

3,69

4,12

5

(Mobilya, EvAletleriVeEvBakımHizmetleri)

1,22

1,45

0,90

0,37

1,43

2,06

0,95

6

(Sağlık)

0,10

0,07

0,09

1,70

0,18

0,02

0,11

7

(Ulaştırma)

1,53

1,30

1,88

1,52

1,21

0,79

0,66

8

(Haberleşme)

1,18

1,49

-0,63

1,87

1,95

1,46

1,31

9

(EğlenceVeKültür)

-0,15

-0,74

-1,11

0,18

-0,56

-1,41

-1,64

10

(Eğitim)

0,51

0,13

0,25

0,00

2,57

0,17

0,00

11

(LokantaVeOteller)

-0,02

1,05

0,57

2,07

0,59

0,70

-0,08

12

(Çeşitli Mal VeHizmetler)

0,31

0,44

-0,29

-0,10

0,64

-0,34

0,16

 

TÜFE AylıkDeğişim

2,03

2,33

1,80

3,25

2,33

2,19

1,85

 

 

 

2. 2019 Temmuz ayı Hanehalkı İşgücü İstatistikleri, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından 15 Ekim 2019 tarihinde açıklandı.

2019’un Temmuz ayında Türkiye’deki toplam işsiz sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre 1 milyon 65 bin kişi artarak 4 milyon 596 bin kişi oldu. Böylece işsizlik oranı 3,1, tarım dışı işsizlik oranı ise 3,6 puan artış göstererek sırasıyla yüzde 13,9 ve yüzde 16,5 olarak gerçekleşti. Genç nüfusta işsizlik oranı ise 7,2 puan artarak yüzde 27,1’e yükseldi.

 

Temmuz 2019’da Türkiye genelinde 15 yaş ve üstü bireylerde istihdam edilen kişi sayısı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 748 bin kişi azalış göstererek 28 milyon 517 bin kişi oldu.

Grafik 1.Türkiye’de 15 yaş ve üzerinde istihdam edilen kişi sayısı ve 15 yaş ve üzerinde toplam işgücü, Temmuz 2018 - Temmuz 2019 Kaynak: TÜİK

Temmuz 2019’da, 15 yaş ve üzeri bireylerde işgücüne dâhil olmayan kadınların sayısı 2018 yılının aynı dönemine göre 238 bin kişi artarak 20,3 milyon olurken, işgücüne dâhil olmayan erkeklerin sayısı da 8,1 milyon olarak gerçekleşti. Toplamda iş gücüne dâhil olmayanlar ise bir önceki yılın aynı dönemine göre 511 bin kişi artarak 28,4 milyon kişiye yükseldi. Tarım istihdamı 5,6 milyon, tarım dışı istihdam ise 22,9 milyon kişi olarak gerçekleşti.

   

Grafik 2.Mevsim etkilerinden arındırılmamış yıllık temel işgücü göstergeleri,  15 ve daha yukarı yaştakiler, milyon kişi, Temmuz 2019 Kaynak: TÜİK

Kadınlarda işgücüne katılma oranı bir yıl önceki yılın aynı dönemine göre 0,2 puan artışla yüzde 34,9 seviyesinde, erkeklerde ise yüzde 73,2 olarak gerçekleşti. 2019 Temmuz’da toplamda işgücüne katılım oranı yüzde 53,8 oldu. Türkiye mevsim etkilerinden arındırılmış işsiz sayısı önceki döneme göre 129 bin kişi artarak 4 milyon 677 bin kişiye ulaştı. İşsizlik oranı toplamda yüzde 13,9 kadınlarda yüzde 16,7; erkeklerde ise yüzde 12,5 olarak gerçekleşti.

Grafik 3. Mevsim etkilerinden arındırılmamış yıllık temel işgücü göstergeleri, 15 ve daha yukarı yaştakiler, yüzde, Temmuz 2019 Kaynak: TÜİK

 

 

 

3. Ekim ayı Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE) Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından 25 Ekim 2019 tarihinde yayımlandı.

Ekim ayında Reel Kesim Güven Endeksi (Şekil 1) bir önceki aya göre yüzde 2,1 oranında artmıştır. Endeks bir önceki yılın aynı ayına göre ise yüzde 15,2 oranında artmıştır. Mevsimlikten arındırılmış Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE-MA) ise bir önceki aya göre yüzde 4,5 oranında artarken, bir önceki yılın aynı ayına göre de yüzde 14,4 oranında artmıştır.

Şekil 1: Reel Sektör Güven Endeksi (Ekim 2018- Ekim 2019)

 

Endeksi oluşturan yayılma endeksleri incelendiğinde, Toplam sipariş miktarı (Mevcut durum), Mamul mal stok miktarı (Mevcut durum), Toplam istihdam (Gelecek 3 ay), Toplam sipariş miktarı (Son 3 ay), Sabit sermaye yatırım harcaması endeksleri bir önceki aya göre artış gösterirken, Üretim hacmi (Gelecek 3 ay), İhracat sipariş miktarı (Gelecek 3 ay) endekslerinin bir önceki aya göre düşüş gösterdiği görülmektedir.

 

Şekil 2: Üretim Hacmi, Toplam İstihdam ve İhracat Sipariş Miktarı (Ekim 2018 – Ekim 2019)

 

 

Ekim ayı mevcut toplam sipariş miktarı endeksi Eylül ayına göre yüzde 4,8 oranında artarak 79,2 puan seviyesinde gerçekleşmiştir. Geçen yılın Ekim ayına göre ise endeks yüzde 9,2 oranında artmıştır. Mevcut mamul stok miktarı Ekim ayında bir önceki aya göre yüzde 3,9 oranında artmış; gelecek üç ay için üretim hacmi ise yüzde 1,6 oranında azalma sergilemiştir. Toplam istihdam (Gelecek üç ay) yüzde 0,2 oranında artmıştır.

 

Toplam sipariş miktarı (son üç ay) endeksi bir önceki aya göre yüzde 13,8 oranında artmış ve 103,3 puana yükselmiştir.

 

İhracat sipariş miktarı (gelecek üç ay) endeksi bir önceki aya göre yüzde 0,8 oranında azalma göstermiştir. Aynı endeks 2018 yılı Ekim ayına göre ise yüzde 15,6 oranında artmıştır.

 

2018 Ekim ayında 96,3 puan olan sabit sermaye yatırım harcaması endeksi ise, Ekim 2019’da yüzde 5,6 oranında artarak 101,7 seviyesine yükselmiştir. Genel gidişat endeksi ise, Ekim ayında bir önceki aya göre yüzde 1,4 azalmış; bir önceki yılın aynı ayına göre ise yüzde 44,4 oranında artış göstermiştir.

 

 

Tablo 1: Bileşenler Bazında Reel Kesim Güven Endeki (Ekim 2017, Ekim 2018, Ekim 2019)

REEL KESİM GÜVEN ENDEKSİ (RKGE)

       
 

2017

           2018                         2019

 

Ekim

Ekim

Ekim

Reel KesimGüvenEndeksi

109,5

87,6

100,9

Toplamsiparişmiktarı (Mevcut durum)

98,8

72,5

79,2

Mamul mal stokmiktarı (Mevcut durum) (*)

97,3

95,7

98,5

Üretimhacmi (Gelecek 3 ay)

119,0

89,8

108,1

Toplamistihdam (Gelecek 3 ay)

113,1

94,8

104,7

Toplamsiparişmiktarı (Son 3 ay)

116,8

85,0

103,3

İhracatsiparişmiktarı (Gelecek 3 ay)

118,4

100,4

116,1

Sabitsermayeyatırımharcaması

112,0

96,3

101,7

Genelgidişat

100,5

66,4

95,9

(*) Mamul mal stok miktarı yayılma endeksi oluşturulurken ters kodlanmaktadır. Yayılma endeksinin artışı stok azalışına,

azalışı stok artışına işaret etmektedir.

 

 

 

 

4. Ağustos 2019 Sanayi Üretim Endeksi’ne ilişkin veriler Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 14 Ekim 2019 tarihinde yayımlandı.

TÜİK tarafından aylık yayımlanan Sanayi Üretim Endeksi, Türkiye’deki sanayi kuruluşlarının toplam üretiminin zaman içindeki değişimi hakkında bilgi vermektedir.[1]

Şekil 1: Aylara göre sanayi üretim endeksi

(mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış, 2015=100)

Ağustos ayında Türkiye (TR) Geneli Sanayi Üretim Endeksi bir önceki aya (Temmuz 2019) göre yüzde 2,8 düşüş göstermiştir. Ağustos (2019) ayındaki artışta bir önceki aya göre madencilik ve taşocakçılığı sektöründeki yüzde 9,2’lik ve imalat sanayi sektöründeki yüzde 2,7’lik azalış etkili olmuştur. Elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektöründe ise yüzde 0,9’luk artış gözlenmiştir.

Ana sanayi gruplarına bakıldığında toplam sanayi endeksindeki düşüşte sermaye malı, ara malı, dayanıksız tüketim malı ve dayanıklı tüketim malı sektörlerinde yaşanan azalışın etkisi olduğu görülmektedir (sırasıyla yüzde 5,2’lik, 2,9’luk, 2,5’lik ve 1,9’luk azalışlar).

Teknoloji sınıflarına bakıldığında bir önceki aya göre yüksek teknolojili üretimde yüzde 8,2’lik,  orta yüksek teknolojili üretimde yüzde 3,9’luk,  orta düşük teknolojili üretimde yüzde 2,1’lik ve düşük teknolojili üretimde yüzde 1,9’luk azalış olduğu görülmektedir.

 

 

Şekil 2: Yıllara göre Ağustos ayları itibariyle sanayi üretim endeksi

(takvim etkisinden arındırılmış, 2015=100)

Endeks bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 3,6 oranında azalış göstermiştir. Ağustos(2019) ayında önceki yıla göre ana sanayi sektörleri itibariyle madencilik ve taşocakçılığı sektöründe yüzde 6, imalat sanayi sektöründe yüzde 3,3 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektöründe yüzde 0,4 azalış gözlenmiştir.

Ana sanayi gruplarına bakıldığında, dayanıklı tüketim malı imalatında yüzde 9’luk ve ara malı imalatında yüzde 6,5’lik ve sermaye malı imalatında yüzde 5’lik düşüş gözlenmiştir. Enerji imalatında yüzde 3,6’lık ve dayanıksız tüketim malı imalatında yüzde 0,9’luk artış görülmüştür.

Bir önceki yılın aynı ayına göre değişime teknoloji sınıflarına göre bakıldığında en yüksek azalışın yüzde 7,6’lık azalışla orta düşük teknolojili üretimde olduğu görülmektedir. Orta düşük teknolojili üretimi yüzde 3,6’lık azalış ile orta yüksek teknolojili üretim ve yüzde 2,1’lik azalış ile düşük teknolojili üretim takip etmiştir. Yüksek teknolojili üretimde yüzde 16,1’lik artış yaşanmıştır. 

 

 

 

 

 

 

Tablo 1: Sanayi Üretim Endeksi Büyüme Oranları,  Ağustos 2019

Önceki Aya Göre (%)

Önceki Yıla Göre (%)

Ara Malı

-2,9

-6,5

Dayanıklı Tüketim Malı

-1,9

-9,0

Dayanıksız Tüketim Malı

-2,5

                0,9

Enerji

1,2

 3,6

Sermaye Malı

-5,2

 -5,0

TOPLAM

-2,8

-3,6

     

Tablo 2: Sanayi Üretim Endeksi Sektörel Büyüme Oranları, Ağustos 2019

Önceki Aya Göre (%)

Önceki Yıla Göre (%)

Madencilik ve Taşocakçılığı

-9,2

-6,0

İmalat Sanayi

-2,7

-3,3

Elektrik, Gaz, Buhar ve İklimlendirme Üretimi ve Dağıtımı

0,9

-0,4

TOPLAM

                 -2,8

-3,6

 

 

 

Tablo 3. Sanayi Üretim Endeksi Teknoloji Sınıflarına Göre Büyüme Oranları, Ağustos 2019

Önceki Aya Göre (%)

Önceki Yıla Göre (%)

Düşük Teknoloji

-1,9

-2,1

Orta Düşük Teknoloji

-2,1

-7,6

Orta Yüksek Teknoloji

                -3,9

               -3,6

Yüksek Teknoloji

-8,2

16,1

TOPLAM

-2,8

-3,6

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

5. Ekim ayı inşaat ve hizmet sektörü güven endeksleri TÜİK tarafından 25 Ekim 2019 tarihinde yayımlandı.

İnşaat sektörü güven endeksi

2019 yılı Eylül ayında 60,1 olan mevsim etkilerinden arındırılmış inşaat sektörü güven endeksi, 2019 yılı Ekim ayında 5,0 puan artarak 65,1 değerine yükselmiştir. Bir önceki yılın aynı dönemine göre ise 58,7 puan olan inşaat sektörü güven endeksi 6,5 puan yükselerek yüzde 11,1 oranında artmıştır.

Mevsimlikten arındırılmamış inşaat sektörü güven endeksine bakıldığında ise 2019 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre 2,0 puan artarak 60,4 puana yükseldiği görülmektedir. 2018 Ekim ayı verilerine göre incelendiğinde ise, yüzde 17,0 oranında arttığı gözlemlenmektedir.

Şekil 1: İnşaat Sektörü Güven Endeksi (Ekim 2018 – Ekim 2019)

 

Mevsimlikten arındırılmış inşaat sektörü güven endeksini oluşturan alt kalemlere bakıldığında, Eylül 2019’da 44,4 puan olan alınan siparişlerin mevcut düzeyinin, Ekim 2019’da 4,0 puan arttığı ve 48,4 puan olduğu gözlemlenmektedir (Tablo 1). Gelecek 3 aylık dönem için toplam çalışan sayısı beklentisi ise, Eylül 2019’da 75,9 puan iken, Ekim 2019’da yüzde 7,8 oranında artarak 81,8 puan olmuştur.

Tablo 1: İnşaat Sektörü Güven Endeksi Bileşenleri (Eylül 2019 – Ekim 2019)

 

Endeks

 

Eyl.19

Eki.19

İnşaat Sektörü Güven Endeksi

60,1

65,1

Alınan kayıtlı siparişlerin mevcut düzeyi

44,4

48,4

Toplam çalışan sayısı beklentisi (gelecek 3 aylık dönemde)

75,9

81,8

Hizmet sektörü güven endeksi

2019 Ekim ayı mevsimlikten arındırılmış hizmet sektörü güven endeksi incelendiğinde (Şekil 2), 2018 yılı Ekim ayına göre yüzde 19,8 oranında artış gösterdiği (15,0 puan) ve 90,7 puana yükseldiği göze çarpmaktadır. 2019 yılı Eylül ayına göre bakıldığında ise yüzde 1,8 oranında arttığı (1,4 puan) görülmektedir.

Mevsimlikten arındırılmamış endeks ise, 2019 yılının Eylül ayına göre yüzde 3,4 oranında düşerek (3,1 puan) 88,3 olurken, 2018 yılı Ekim ayına göre yüzde 20,4 oranında (18,0 puan) artmıştır.

Şekil 2: Hizmet Sektörü Güven Endeksi (Ekim 2018 – Ekim 2019)

 

Mevsim etkilerinden arındırılmış hizmet sektörü güven endeksinin oluştuğu alt kalemler incelendiğinde (Tablo 2), Eylül 2019’da 87,0 puan olan iş durumunun, Ekim 2019’da yüzde 0,2 oranında (0,2 puan) azalarak 86,8 puan olduğu görülmektedir. Hizmet sektörünün diğer bir alt kalemi olan hizmetlere olan talep Ekim 2019’da bir önceki aya göre 0,1 puan düşmüş ve 85,3 puan olmuştur. Eylül 2019’da 95,4 puan olan gelecek 3 aylık dönem için hizmetlere olan talep beklentisi ise, Ekim 2019’da yüzde 4,9 artmış ve 100,1 puan olmuştur.

Tablo 2: Hizmet sektörü güven endeksi alt bileşenleri (Eylül 2019 – Ekim 2019)

 

Endeks

 

Eyl.19

Eki.19

Hizmet Sektörü Güven Endeksi

89,3

90,7

İş Durumu (Son 3 aylık dönemde)

87,0

86,8

Hizmetlere olan talep (son 3 aylık dönemde)

85,4

85,3

Hizmetlere olan talep beklentisi (gelecek 3 aylık dönemde)

95,4

100,1

 

 

6. Kısa vadeli dış borçlara ilişkin 2019 Ağustos ayı verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından 17 Ekim 2019 tarihinde yayımlandı[2].

Kısa vadeli dış borçlar, temel olarak bankaların aylık döviz vaziyeti stokları, özel sektörün yurt dışından sağladığı kredilerin izlendiği veri tabanı, ticari kredilere ilişkin Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ithalat verileri ve Merkez Bankası aylık döviz vaziyeti kaynaklarından derlenmektedir.

Buna göre, kısa vadeli dış borç stoku 2019 yılı Ağustos ayı itibarıyla 2018 yılsonuna göre 6,2 milyar ABD doları artmış ve yaklaşık 120,7 milyar ABD doları olarak gerçekleşmiştir (Şekil 1). Aynı dönemde bankalar kaynaklı kısa vadeli dış borç stoku 58 milyon ABD doları artarak 57,2 milyar ABD dolarına, diğer sektörler kaynaklı kısa vadeli dış borç stoku 5,6 milyar ABD doları artarak 57,1 milyar ABD dolarına yükselmiştir.

Şekil 1: Kısa Vadeli Dış Borç Stoku (1990:Q1- 2019:Ağustos, Milyon ABD Doları)

 

Kaynak: TCMB

Kısa vadeli dış borç stokunun %47,4’ünü bankalar kaynaklı borçlardan oluşmaktadır. Bankalar kaynaklı borçların %16,5’ini ise krediler oluşturmaktadır. Bankaların yurt dışından kullandıkları kısa vadeli krediler 2019 yılı Ağustos ayı itibarıyla yaklaşık 9,5 milyar ABD doları olarak gerçekleşmiştir. Bu rakam, kısa vadeli kredilerde 2018 yılsonuna göre %14,7’lik bir düşüş yaşandığı anlamına gelmektedir. Aynı dönemde yurt dışı yerleşiklerin döviz tevdiat hesabı %8,7 oranında, banka mevduatları %5 oranında artarken, TL cinsinden mevduatları %4,4 oranında azalmıştır (Tablo 1).

Diğer sektörlerin yurt dışından sağladığı kısa vadeli borçlar ise 2018 yılsonuna göre %11 oranında artarak 57,1 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşmiştir.

Tablo 1: Kısa Vadeli Dış Borç Stoku (2017:Q1- 2019:Ağustos, Milyon ABD Doları)

 

Kaynak: TCMB

Kısa vadeli dış borç stokunun borçlu bazında dağılımı incelendiğinde, tamamı kamu bankalarından oluşan kamu sektörünün borcunun 2019 Ağustos ayı itibarıyla, 2018 yılsonuna göre %1,9 oranında arttığı ve 22,9 milyar ABD dolarına yükseldiği görülmektedir. Kısa vadeli dış borç stokunun %75,7’sini oluşturan özel sektörün kısa vadeli dış borç stoku ise 2019 yılı ağustos ayında, 2018 yılsonuna göre %6,1 oranında artmış ve 91,4 milyar ABD doları seviyesine yükselmiştir.

Alacaklı bazında dağılım incelendiğinde ise özel kredi alacaklıların %38,5’ini oluşturan parasal kuruluşlara olan kısa vadeli borçların 2019 yılı Ağustos ayı itibarıyla, bir önceki yılsonuna göre %4,6 oranında azaldığı ve 46,3 milyar ABD dolarına gerilediği görülmektedir. Aynı dönemde parasal olmayan kuruluşlara olan kısa vadeli borçlar ise %12,9 oranında artmış ve 73,9 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşmiştir. 2019 yılı Ağustos ayı itibarıyla 91 milyon ABD doları olan tahvil ihraçlarının 2018 yılsonuna göre %8,1 oranında azaldığı görülmektedir.

 

 

Kısa vadeli dış borç stokunun 2005 – Ağustos 2019 dönemindeki döviz kompozisyonu incelendiğinde, 2005 yılına kıyasla yaklaşık yüzde 9,3 puan azalmakla birlikte, ABD dolarının payının, euro ve diğer dövizlere göre daha yüksek olduğu görülmüştür. 2019 yılı Ağustos ayı itibarıyla, kısa vadeli dış borç stokunun %50,4’ü ABD doları, %30,8’i Euro, %13,1’i TL ve %5,8’i de diğer döviz cinslerinden oluşmaktadır (Şekil 2).

 

Şekil 2: Kısa Vadeli Dış Borç Stokunun Döviz Kompozisyonu, % (2005 – Ağustos:2019)

 

Kaynak: TCMB

Son olarak kısa vadeli dış borç stokunu kalan vadeye göre değerlendirmek gerekirse 2019 yılı Ağustos ayı itibarıyla, orijinal vadesine bakılmaksızın vadesine 1 yıl veya daha az kalmış kısa vadeli dış borç stokunun 172 milyar ABD doları olduğu görülmektedir. Söz konusu stokun yaklaşık %33’ü özel bankaların borçlarından oluşmaktadır. 19,5 milyar ABD dolarlık kısmı ise Türkiye’de yerleşik bankaların ve özel sektörün, yurt dışı şubeleri ile iştiraklere olan borçlarından oluşmaktadır. Kalan vadeye göre dış borç stoku borçlu bazında ele alındığında, özel sektörün %77,9’luk oran ile en büyük paya sahip olduğu tespit edilmiştir. Kamu sektörü ve Merkez Bankası’nın payları ise sırasıyla, %18,4 ve %3,7’dir.

 

 

 

 

 

 

7. Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin Ağustos 2019 verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından 16 Ekim 2019 tarihinde yayımlandı.[3]

Söz konusu veriler, özel sektörün yurt dışından sağladığı kısa ve uzun vadeli kredilerin borçlu ve alacaklı bilgileri, döviz cinsi, kullanım, anapara/faiz ödemeleri ve ödeme planları şeklindeki kredi ayrıntıları, işlemlere aracılık eden bankalar tarafından TCMB’ye işlem bazında gönderilen bildirim formlarından derlenmektedir.

Buna göre, 2019 yılı Ağustos ayı itibarıyla özel sektörün yurt dışından sağladığı uzun vadeli kredi borcu 2018 yılsonuna göre %6,1 (~12,8 milyar dolar) azalarak yaklaşık 196,6 milyar ABD doları olmuştur. Aynı dönemde kısa vadeli kredi borcu ise %23,6’lık bir düşüşle 11,8 milyar ABD doları seviyesine gerilemiştir. Böylelikle toplam kredi borcu yaklaşık 16,5 milyar ABD doları azalarak 208,4 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşmiştir (Şekil 1).

Şekil 1: Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcu (2004 –Ağustos 2019)

 

Kaynak: TCMB

Özel sektörün yurt dışından sağladığı uzun vadeli kredi borcunun borçluya göre dağılımı incelendiğinde, finansal kesimin kredi borcunun (%46,8), finansal olmayan kesimin kredi borcundan (%53,2) daha az olduğu görülmektedir. Bununla birlikte 2014 yılından 2017 yılsonuna kadar uzun vadeli krediler içinde finansal kesimin payının, finansal olmayan kesimin payından daha yüksek bir seviyede olduğu görülmekteydi. Büyük çoğunluğunu bankaların oluşturduğu finansal kesimin uzun vadeli kredi borcu, 2018 yılsonuna göre 10,7 milyar ABD doları azalarak 92,1 milyar ABD doları seviyesine gerilemiştir. Finansal olmayan kuruluşların borcu ise 2018 yılsonuna göre 2,2 milyar ABD doları azalmış ve 104,5 milyar ABD doları olmuştur (Tablo 1).

Alacaklıya göre dağılım verileri, tahvil alacaklıları hariç toplam kredi borcunun büyük ölçüde özel alacaklılara olan borçlardan oluştuğunu göstermektedir (%84,8). Özel alacaklıların uzun vadeli kredi borcu 2019 yılı Ağustos ayı itibariyle, 2018 yılsonuna göre 12,2 milyar ABD doları azalarak 133,4 milyar ABD doları seviyesine gerilemiş ve böylelikle toplam uzun vadeli kredilerdeki payı %67,8 olmuştur. Tahvil hariç toplam kredi borcunun %15,2’sini oluşturan resmi alacaklar ise 23,9 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşmiştir (Tablo 1).

Tablo 1: Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Uzun Vadeli Kredi Borcu (borçlu ve alacaklıya göre dağılım)

 

Kaynak: TCMB

Özel sektörün yurt dışından sağladığı kısa vadeli kredi borcunun borçluya göre dağılımı incelendiğinde, borcun tamamına yakınının finansal kesime ait olduğu görülmektedir. Finansal kuruluşların kredi borcunun toplam kısa vadeli borçlar içindeki payı %72,3 iken finansal olmayan kesimin payı %27,7’dir.

Kısa vadeli kredi borcu içinde finansal kuruluşların borcu 2019 yılı Ağustos ayı itibarıyla, 2018 yılsonuna göre 2,9 milyar ABD doları azalarak 8,5 milyar ABD dolarına gerilemiş, finansal olmayan kuruluşların borcu 691 milyon ABD doları azalmış ve yaklaşık 3,3 milyar ABD doları olarak gerçekleşmiştir.

Alacaklıya göre dağılım incelendiğinde ise kısa vadeli toplam kredi borcunun (tahvil alacaklıları hariç) neredeyse tamamının özel alacaklılara olan borçlar olduğu (%96,8), bunun da büyük ölçüde yabancı ticari bankalara olan borçlardan oluştuğu görülmektedir. Yabancı ticari bankalara olan borçlar, 2019 yılı Ağustos ayı sonunda, 2018 yılsonuna göre 2,5 milyar ABD doları azalmış ve 9 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşmiştir (Tablo 2).

Tablo 2: Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kısa Vadeli Kredi Borcu (borçlu ve alacaklıya göre dağılım)

 

 

Kaynak: TCMB

 

Bunların yanı sıra uzun vadeli kredi borcunun döviz kompozisyonuna bakıldığında, özel sektörün yurt dışından ağırlıklı olarak ABD doları cinsinden borçlandığı görülmektedir. ABD doları cinsinden borçların, toplam kredi borçları içindeki payı 2018 yılsonuna göre 1,3 yüzde puan artmış ve 2019 yılı Ağustos ayı itibarıyla %60,7 olmuştur. Bunun ardından sırasıyla, %33,8 ile Euro, %3,9 ile Türk Lirası ve %1,5 ile diğer dövizler gelmektedir (Şekil 2).

Kısa vadeli kredi borcunun döviz kompozisyonuna bakıldığında da ağırlığın ABD doları cinsinden kredilerde olduğu görülmektedir. ABD doları cinsinden borçların, toplam kısa vadeli kredi borçları içindeki payı 2018 yılsonuna göre 7,5 yüzde puan artarak 2019 yılı Ağustos ayı itibarıyla %51 olmuştur. Bunun ardından sırasıyla, %29,1 ile Euro, %19,5 ile Türk Lirası ve %0,5 ile de diğer dövizler gelmektedir (Şekil 2).

 

 

 

Şekil 2: Özel Sektörün Yurt Dışından Borçlandığı Kredilerin Döviz Kompozisyonu (Ağustos 2019, yüzde dağılım)

 

Kaynak: TCMB

2019 yılı Ağustos ayı itibarıyla özel sektörün uzun vadeli finansal olmayan kredi borcunun %63,7’si hizmetler, %35,9’u sanayi ve %0,4’ü de tarım sektörü tarafından kullanılmıştır. 2000’li yılların başlarından 2007 yılına kadar kredi borcunda sanayi sektörü öne çıkarken, 2007 yılından itibaren hizmetler sektörünün uzun vadeli borçlanmadaki payı artmaya başlamıştır (Şekil 3a).

Kısa vadeli finansal olmayan kredi borcunun sektörel dağılımına bakıldığında sanayi sektörünün payını 2018 yılsonuna göre payını 0,8 yüzde puan azaldığı görülmektedir. Sanayi sektörü tarafından kullanılan kredilerin, kısa vadeli finansal olmayan krediler içindeki payı 2019 yılı Ağustos ayı itibarıyla %68,6 olarak gerçekleşmiştir. Hizmetler ve tarım sektörlerinin payları ise sırasıyla, %30,9 ve %0,5’tir (Şekil 3b).

Şekil 3a: Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Uzun Vadeli Kredi Borcunun Sektör Dağılımı (2004- Ağustos 2019; yüzde)

 

Şekil 3b: Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kısa Vadeli Kredi Borcunun Sektör Dağılımı (2004- Ağustos 2019, yüzde)

 

Kaynak: TCMB

Son olarak özel sektörün yurt dışından sağladığı kredi borcu 2019 yılı Ağustos ayı itibarıyla kalan vadeye göre incelendiğinde, 1 yıl içinde toplam 54,3 milyar ABD doları kadar anapara geri ödemesi gerçekleştirileceği görülmektedir.

Şekil 4: Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kalan Vadesi 1 Yıla Kadar Olan Toplam Kredi Borcunun Aylara Göre Dağılımı (Ticari krediler hariç) (Milyar ABD Doları)

 

 

Kaynak: TCMB

 

[1] Bültende mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış veriler kullanılmaktadır.

[2]TCMB, her ay verileri geçmişe dönük revize ettiği için bilgi notlarında yer alan tablolardaki eski yıllara ait veriler farklılık gösterebilmektedir.

[3]TCMB, her ay verileri geçmişe dönük revize ettiği için bilgi notlarında yer alan tablolardaki eski yıllara ait veriler farklılık gösterebilmektedir.

 

Haber Resimleri